|
İran
Komünist-İşçi Partisi Bildirisi
Savaş
Tehdidi ve Muhalefetin Sağcılık Yarışı
Savaş
olasılığının artışı, savaş propagandasının yoğunlaşması ve ABD ile İslam
Cumhuriyeti arasındaki gerilimin şiddetlenmesiyle birlikte İslam
Cumhuriyeti’nin burjuva ve işçi olmayan muhalefeti değişime uğradı, bir
başka deyişle daha netleşti.
Savaşa karşı
çıkanlar arasında, kimileri “anavatanı” savunma bahanesi altında utanmazca
ve açıktan İslam Cumhuriyeti’nin yanında duracaklarını ilan etti! Kimileri
ise şimdiden “farklılıklarını” koruyarak Ahmedinejad ve Hameney ile ittifak
kurmak için ülkeye dönmek üzere bavullarını toplamaya başladı. Kimileri ise
iflas eden “reform” ve “İkinci İslam Cumhuriyeti” rüyalarını gardroptan
çıkarıyor, tozunu alıp parlatıyor ve İslam Cumhuriyeti’nden daha ciddi bir
şekilde seçimler maskarasına hazırlanıyor. Yeniden Hatemi ya da
Rafsancani’yi kurtarıcıları olarak halka satmayı umuyorlar.
Açıktan veya
gizliden savaşı onaylayan ve halka rağmen “rejim değişikliği”nden medet
umanlar, sınırlarda silahlarını yağlıyor ve İran’ın “Çelebi”si,
“Karzai”si,”Kuzey İttifakı” ve “Celal Talabani”si rolünü oynamayı hayal
ediyorlar. Bunlardan bazıları İslam Cumhuriyeti’ni bir kara operasyonu
olamayacağını düşünmemeleri konusunda uyarmak üzere açık mektuplar
yazıyorlar. Acımasızca ve küstahca cruise füzelerinin, jet savaş uçaklarının
desteği ve Amerikan ordularının yanında her suç ve vahşete hazır olduklarını
ilan ediyor.
Yukarıdaki iki
kamptan farklı üçüncü fakat marjinal bir grup var. Daha önceden rejim
karşıtı hareketin ve sosyalizmin yenilgisini ilan ettiler; şimdilerde savaş
atmosferini ve savaşın yol açacağı tehlikeleri ve zorlukları kendi
umutsuzluklarını ve yenilgiciliklerini satmak için kullanıyolar. Gerçekte
sözü edilen iki kampı izliyorlar.
Bununla
birlikte, İran ne Afganistan ne Irak’tır. İran siyaset sahnesinin aktörleri
yalnızca İslam Cumhuriyeti ve ortakları veya burjuva muhalefeti ve “Kuzey
İttifakı” ya da “Çelebi”nin İran versiyonu değildir. İran’da, İslam
Cumhuriyeti’ne, savaşa, devlet terörizmine, ABD liderliğindeki rejim
değişikliğine ve burjuva muhalefetinin bütün türlerine karşı duran güçlü,
solcu, radikal ve seküler bir toplumsal kamp mevcuttur. Bu, insanlığın
kampıdır. Bu, özgürlükçülüğün ve eşitlikçiliğin kampıdır. Bu, işçi-komünizmi
kampıdır, işçilerin, kadınların, öğretmenlerin ve öğrencileri kampıdır.
Savaş tehdidinin
artışı toplumu birden bire tımarhaneye dönüştürmez. Tersine, sürmekte olan
fiili sınıf mücadelesini ve sınıfsal kutuplaşmayı şiddetlendirmektedir. Bu
yukarıda bahsedilen paniği ve muhalif kuvvetlerin histerik Sağcılığını
açıklıyor. Bu gruplar savaşa veya savaş tehdidine karşı ve bunun yol açmakta
olduğu gerçek zorluklara karşı çıkmıyor. Aksine, karşı çıkma bahanesi
altında kendi yenilmiş ve içi boş konumlarını yeniden satmaya tasarlıyorlar.
Daha açık konuştukları ölçüde toplumun siyasal kutuplaşması şiddetleniyor.
Son yıllarda solun hegemonyayı ele geçirmiş olması bir yana, aynı ölçüde
toplum sol ile sağ arasında daha keskince hüküm veriyor.
Sağcılığı karşı,
toplumun sol kutbunu, işçileri, kadınları, gençliği ve bütün özgürlükçü ve
eşitlikçi güçleri temsil eden İran Komünist-İşçi Partisi bu sağ kanat
projelere karşı sıkı bir şekilde duracağını ilan ediyor. Parti İslam
Cumhuriyeti adındaki felaketin sürdürülmesine veya savaş bahanesi altında
halka başka bir felaketin dayatılmasına izin vermeyecektir. Altıncı
kongrenin “Savaş Tehdidi ve İslam Cumhuriyeti’nin Devrimci Yıkılışının
Gerekliliği” hakkındaki bildirgesinde duyurduğumuz gibi, savaşa veya savaş
atmosferine karşı koymanın tek yolu devrimci, halkın rejim karşıtı
hareketinin ilerlemesi, İslam Cumhuriyeti’nin yıkılması ve sosyalist bir
cumhuriyetin kurulmasıdır. Bu bildirge, savaşı önlemek üzere Partimizin ve
hareketimizin hem İran’da hem yurtdışında konumunu ve görevlerini ve savaşın
yol açacağı zorlukların azaltılması ve savaş gerçekleşirse derhal
durdurulmasındaki sorumluluklarımızı açık bir şekilde anahatlarıyla
belirtmiştir. Bu bildirge etrafında en kapsayıcı şekilde toplumsal ve
uluslararası güçleri birleştirmeye çalışırken, aynı zamada kararlı bir
şekilde İslam rejiminin şimdiki haliyle veya ılımlı bir biçimde devamını
hedefleyen bütün “çözümlere” karşı çıktığımızı duyururuz; siyasal iktidar
sorununu halka rağmen çözmeyi amaçlayan bütün “çözümlere” karşı çıkıyoruz;
her türden nasyonalist, etnisist ve şovenist girişimlere karşı çıkıyor ve
kararlı bir şekilde her türden kayıtsızlığa karşı duruyoruz. Sağcılık
yarışına karşı yanıt ancak savaşa ve İslam Cumhuriyeti’ne karşı, özgürlük,
eşitlik ve sosyalizm için kitlesel, geniş çaplı, solcu ve devrimci hareket
olabilir.
İran
Komünist-İşçi Partisi, bir kez daha İran’daki ve dünyanın her yerindeki
işçilerin ve özgürlükçülerin savaşı önlemek ve getireceği sorunlara karşı
koymak ve onu özgürlük ve eşitlik kampının lehine sona erdirmek için
çözümünün muhalefet hareketlerinin güçlenmesi ve desteklenmesi ve halkın
devrimi yoluyla İslam Cumhuriyeti’nin devrilmesi olduğunu bildirir.
Savaşa Hayır ! İslam Cumhuriyeti’ne Hayır !
Yaşasın Sosyalist Cumhuriyet !
İran Komünist-İşçi Partisi
8 Kasım 2007
http://www.wpiran.org
ikip@email.com |